
Ekomiras Derneği, Akdeniz’in en kritik ekosistemlerinden biri olan Posidonia oceanica deniz çayırlarının korunmasına yönelik yürüttüğü bilimsel çalışmalar kapsamında, Bodrum Yarımadası kıyılarında bugüne kadar yapılan en kapsamlı analizlerden birini tamamladı ve elde edilen veriler ekosistem üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını ortaya koydu.
Project Posidonia kapsamında gerçekleştirilen çalışmada; drone görüntüleri, sualtı gözlemleri ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) kullanılarak deniz çayırlarının dağılımı, mevcut durumu ve üzerlerindeki baskılar detaylı biçimde haritalandırıldı.
Dr. Mert Gökalp’in 2023 yılından bu yana sürdürdüğü bilim temelli çalışmalar, Ekomiras Derneği (Ecolegacy Mediterranean) çatısı altında bilim, saha uygulaması ve toplumsal katılımı bir araya getiren bütüncül bir koruma modeline dönüşüyor.

Elde edilen veriler, Bodrum kıyılarındaki ekosistemin ne kadar hassas ve kırılgan bir dengede olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Bodrum Kıyılarının Yarısı Deniz Çayırlarıyla Kaplı
Araştırma sonuçlarına göre, Bodrum Yarımadası’nın sığ kıyı zonunda (yaklaşık ilk 10–15 metre derinlikte) toplam 2.185 hektarlık deniz çayırı alanı tespit edildi. Buna karşılık yaklaşık 2.165 hektarlık alanın kumluk, kayalık veya tahrip olmuş habitatlardan oluştuğu belirlendi. Bu veriler, bölgedeki sığ deniz alanlarının yaklaşık yarısının deniz çayırlarıyla kaplı olduğunu ve Bodrum’un deniz ekosisteminin görünmeyen ama hayati bir ekosistem üzerine kurulu olduğunu ortaya koyuyor. Deniz çayırlarının Posidonia oceanica için Akdeniz’de ulaşılan azami derinlik olan 40 metre temel alındığında, Bodrum Yarımadası genelinde denizlerin altında yaklaşık 6.500 hektarlık geniş bir deniz çayırı havzasının gizli olduğu anlaşılır. Bu çoğu zaman gözden kaçan ekosistem; Akdeniz biyolojik çeşitliliğinin sürekliliği için yaşamsal bir zemin oluşturan, sayısız deniz canlısına barınak, beslenme ve üreme alanı sunan, oksijen üretimiyle deniz sağlığını güçlendiren, kıyıları erozyona karşı doğal bir kalkan gibi koruyan, kirlilik yükünü azaltarak suyu berraklaştıran, turizm ve balıkçılığa değer katan ve karbon yutak işleviyle iklim değişikliğinin etkilerini dengelemeye katkı sağlayan eşsiz bir doğal miras niteliği taşır.
Posidonia deniz çayırları için Scanu et al. 2021 tarafından hesaplanan hektar başına yıllık 21.660 ABD doları katma değer dikkate alındığında, yaklaşık 6.500 hektarlık deniz çayırı havzasının yalnızca turizm ve balıkçılık girdileri üzerinden yılda yaklaşık 140.681.700 ABD doları düzeyinde bir ekonomik katkı sunduğu kabaca öngörülebilir. Bu nedenledir ki Bodrum Yarımadası deniz çayırları yalnızca bir bitki değil; kıyı yapılaşması, kirlilik ve demirleme baskısıyla verilen tüm bu hasara rağmen halen günümüzde, karbon depolayan, suyu temizleyen, binlerce canlıya yaşam alanı sağlayan ve kıyı erozyonunu önleyen denizin ‘akciğerleri’ olarak tanımlanıyor.
Görünmeyen Tehdit: Yapılaşma, Kirlilik ve Demirleme,
Analizler, deniz çayırlarının ciddi bir baskı altında olduğunu gösteriyor. Özellikle yoğun tekne trafiği ve demirleme faaliyetleri, kıyı yapılaşması, sahil düzenlemesi, şehir kaynaklı kirlilik, balık çiftlikleri ve marina operasyonları bu hassas habitat üzerinde doğrudan tahribat yaratıyor.
Özellikle demirleme faaliyetleri, çapa ve zincirin deniz tabanında sürüklenmesiyle çayırların kökünden kopmasına neden oluyor. Bu hasarın izleri yıllarca kalabiliyor.
Raporda da ortaya konduğu üzere yarı kapalı koylar en yüksek risk altındaki alanlar. Bu bölgelerde birden fazla stres faktörü aynı anda etkili oluyor; sirkülasyonun sınırlı olması nedeniyle kirlilik birikiyor, su kalitesi düşüyor ve bu durum deniz çayırlarının zayıflamasına hatta yer yer yok olmasına yol açıyor.
Bodrum gibi kıyı yapılaşmasının yoğun olduğu bölgelerde; dalgakıranlar, marinalar, platformlar, iskeleler, kıyı dolguları ve plaj düzenlemeleri gibi müdahaleler, deniz çayırı habitatlarında doğrudan ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan kayıplara yol açıyor.
Sahaya baktığımızda bu etkilerin çok net bölgesel karşılıklarını görüyoruz: Gündoğan, Türkbükü ve Yalıkavak’ta demirleme ve yapılaşma baskısı çakışarak deniz çayırlarını fiziksel olarak parçalarken; yaz sezonunda kapasitesi yetersiz kalan veya iyi işletilmeyen tesislerden denize bırakılan atık sular su kalitesini bozarak bu baskıyı artırıyor.
Yalıkavak ve Bodrum merkezi benzer şekilde yüksek baskı altında bulunurken, Gümbet’te kirlilik öne çıkıyor; Bitez Koyu’nda ise yarı kapalı yapı nedeniyle hem kirlilik hem de sedimantasyon kaynaklı zayıflama görülüyor. Bu tablo, bazı koylarda artık meselenin ‘bozulma riski’ değil, doğrudan bir ‘kaybetme süreci’ olduğunu ortaya koyuyor.
Çözüm Net: Koruma Alanları ve Ekolojik Bağlama Sistemleri
Elde edilen mekansal veriler doğrultusunda, hassas çayır alanlarının korunması için somut çözüm önerileri geliştirildi. Bunların başında; deniz koruma alanlarının oluşturulması ve ekolojik akıllı tonoz (bağlama) sistemlerinin yaygınlaştırılması geliyor.
Bilimsel analizler ve tüm paydaşların katkıları doğrultusunda geliştirilen, beton tonoz içermeyen ve deniz tabanında lüzumsuz ilave alan kaplamayan yeni nesil sistemler sayesinde teknelerin deniz çayırları gibi hassas ekolojik habitatlara zarar vermeden sabitlenmesi mümkün hale gelmektedir.
Bu sistemler, işletme ve bakım süreçlerinin sürdürülebilir biçimde yönetilmesine olanak tanırken, özellikle yoğun kullanılan koylarda habitat tahribatını önemli ölçüde azaltır.
Bilim Sahaya İniyor: Green Rangers
Ekomiras, yalnızca analiz yapan bir yapı olmanın ötesine geçerek, artık sahada aktif çözüm üreten bir modele geçiş yapıyor. Bu kapsamda geliştirilen Green Rangers projesi; gönüllüler, dalgıçlar, bilim insanları, kamu ve sivil toplumun birlikte hareket ettiği uygulama odaklı bir model sunuyor.
Bu proje yerel gönüllüler, dalgıçlar, okullar, belediyeler, balıkçılık ve tekne kooperatifleri ile denizcilik paydaşları ve sivil toplum kuruluşları bir araya getirilerek; deniz çayırlarının daha fazla hasar görmesinin önlenmesi, zarar görmüş Posidonia alanlarının restorasyonu ile çayırların haritalanması, izlenmesi ve korunması amaçlanıyor.
Proje kapsamında hedeflenenler:
- Green Rangers Gönüllü Ağı ile denizel ekosistemlerin korunması, izlenmesi ve restorasyonunun güçlendirilmesi
- Bilimsel analizlerle hasar tespit edilen yerlerde Posidonia restorasyonu
- Deniz çayırlarının deniz tabanında Sonar ve havadan görüntüleme sistemleriyle haritalanması, izlenmesi ve korunması
- Plastik atıklar, balıkçılık artıkları ve hayalet ağların temizlenmesi
- Sorumlu teknecilik uygulamalarının teknolojik uygulamalarla geliştirilmesinin yaygınlaştırılması ve kullanımının teşvik edilmesi
Hedefimiz sadece yerel değil. Uzun vadede Bodrum Yarımadası, Mavi Tur rotaları ve Gökova Körfezi’ni kapsayan; iyi planlanmış, etkin şekilde denetlenen ve gerçekten korunan geniş ölçekli bir deniz koruma alanı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu modelin Bodrum’dan başlayarak tüm Akdeniz’e yayılabilecek bir örnek oluşturması amaçlanıyor.
Green Rangers kapsamında oluşturulacak gönüllü ağının, deniz çayırlarını korumak amacıyla deniz altındaki plastik atıkları, hayalet ağları ve diğer balıkçılık ekipmanlarını düzenli olarak temizlemesi planlanıyor.
Dr. Mert Gökalp: “Artık sadece tespit değil, çözüm zamanı”
Ekomiras’a göre gelinen noktada konu artık yalnızca farkındalık değil, doğrudan bir sorumluluk meselesi.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Ekomiras Derneği Kurucusu, deniz biyoloğu Dr. Mert Gökalp şunları söyledi: “Deniz çayırları, Akdeniz’in en değerli ama en az bilinen ekosistemlerinden biri. Aslında denizin akciğerleri. Karbon depoluyor, suyu temizliyor, binlerce canlıya yaşam alanı sağlıyor. Ama bugün gördüğümüz tablo çok net: ciddi bir baskı altındalar. Project Posidonia ile durumu bilimsel olarak ortaya koyduk. Şimdi Green Rangers ile sahada çözüm üretme zamanı.
Bu mesele sadece doğa değil; turizm, balıkçılık, ekonomi ve yaşam kalitesi meselesi. Açık konuşmak gerekirse, bu hızla devam edersek birkaç yıl içinde sağlıklı deniz ekosistemlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Bu yüzden denizle bağı olan herkesi bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz” dedi.
Akdeniz İçin Kritik Bir Ekosistem
Deniz çayırları; karbon depolama kapasitesi, su kalitesini iyileştirme, kıyı erozyonunu önleme ve biyolojik çeşitliliği destekleme gibi işlevleriyle yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyor.
Bilimsel çalışmalar, bu habitatların Akdeniz’de binlerce tür için yaşam alanı sunduğunu ve deniz ekosistemlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
İletişim:
Dilek Özcan
dilek.ozcan1983@gmail.com I 0533 374 88 08
Ekomiras Derneği Hakkında
Ekomiras Derneği, 2025 yılında deniz ekosistemlerini korumak ve sürdürülebilir bir gelecek için bilim temelli çözümler geliştirmek amacıyla kurulmuştur.
Deniz biyoloğu Dr. Mert Gökalp liderliğinde faaliyetlerini sürdüren dernek; UNDP GEF-SGP,
Institut Français de Turquie, Fransiz Kalkınma Ajansı-Metis Ars & Culture Fund, Turkuaz Kıyı Çevre Fonu (TCEF), 2023 senesinde itibaren Project Posidonia ile bilimsel araştırmalar yürütürken, Green Rangers projesiyle bu verileri sahaya taşıyarak somut koruma ve restorasyon çalışmaları gerçekleştirmektedir.
Ekomiras; yerel yönetimler, gönüllüler, bilim insanları ve özel sektör iş birlikleriyle, başta Bodrum olmak üzere Akdeniz genelinde uygulanabilir ve ölçeklenebilir bir deniz koruma modeli oluşturmayı hedeflemektedir. https://www.ecolegacymed.org/

Bodrum Yarımadası Kıyılar ve Deniz Çayırı Analiz Raporuna ulaşmak için:





