O BİR FERİBOT KAPTANI…

Bodrum’da yaşayan 55 yaşındaki kadın kaptan Öznur Aydost, Bodrum-Kos Adası seferini yapan ilçedeki en büyük feribotun kaptanlığını yapıyor.

1985 yılında, henüz 20’li yaşlardayken kurduğu denizcilik hayali uğruna evden kaçan ve Marmara’da bir teknede çalışmaya başlayan Öznur Aydost, 34 yıldır denizcilik yapıyor. Kaptanlığın yanında marina müdürlükleri görevinde de bulunan Aydost, Almanca ve İngilizce biliyor. Kendisi aynı zamanda 1985-1986 Türkiye tekvando şampiyonu ve 1986 Avrupa tekvando 3’üncüsü.

Kaptan Öznur Aydost, 2007 yılında o dönem 3 yaşındayken evlat edindiği çocuğuyla birlikte Bodrum’da yaşıyor.

Dentur Avrasya’nın Dedetaş 2 adlı feribotunun kaptanlığını yapan Öznur Aydost, denizcilik serüvenini Kent Haber’e anlattı. Aydost, “Uzun yıllardır Bodrum ve civarında çalışıyorum. Feribot kaptanıyım. Şu anda Dentur Avrasya şirketinde Dedetaş 2’nin kaptanıyım. Bodrum-Kos seferini yapıyoruz. Kış sezonunda Çarşamba ve Cumartesi günü seyre kalkıyoruz. 5 mürettebatımız var.” dedi.

Denizci olma hikayesinin nasıl başladığını anlatan Aydost, 1985 yılında denizci olmak için evden kaçtığını dile getirerek şöyle dedi:

“Denizi seviyordum. Deniz sevdası yüzünden evden kaçtım ve Marmara’da bir kum çektirmesinde Kaptan Selahattin gemisinde işe başladım. Daha sonra gemi tersaneye çekildiğinde geminin dış boyasının yakılması gerekiyordu. Kaptan bana ‘Sen dikkat et çalışanlar tekneyi yakmasınlar.’ dedi. Ben onlar gemiyi yakacaklarmış gibi tertibat aldım. Ben onlar çalışırken başlarında bekledim. Bir müddet sonra kalafatlar yanmaya başladı. Ben de tekneyi söndürdüm. Orada, çekek alanında bölge müdür yardımcısı varmış. ‘Hemen çağırın bu çocuğu.’ demiş. Ben de gittim. Bana ‘Sizin kağıdınız ne?’ dedi. Ben de ne kağıdı diye düşündüm. Ben de pembe diyerek nüfus cüzdanımdan bahsettim. ‘Siz kız mıydınız, bana niye söylemediniz? Denizci cüzdanınız yok mu?’ dedi. Ben den olmadığını söyledim. ‘Olmaz böyle, denizci olacak kişi belli olur. Siz de denizci olacaksınız. Yarın nüfus cüzdanınız ve 6 fotoğrafla birlikte bana gelin. Kaptan eğer göndermezse onu çağıracağımı söyleyin.’ dedi. Ben ertesi gün liman başkanlığına gittim ve bana miço kağıdı çıkardı. 1985 yılından beri denizlerde çalışıyorum. Denizcilik maceram bu şekilde başladı.”

Yabancı dil olarak Almanca ve İngilizce bildiğini dile getiren Kaptan Öznur Aydost, “Ben ilkokul, ortaokul ve liseyi Almanya’da okudum. Türkiye’ye geldiğimde bana denklik olarak lise terk verdiler. Almanca ve İngilizce biliyorum. Hatta Türkçe’den daha iyi Almanca biliyorum diyebilirim.” dedi.

Aydost, en uzun seferini Fransa’ya yaptığını aktararak, “Fransa’daki bot şova bir tekne götürdük. Ayrıca İtalya, Monte Carlo’ya gittik. Hatta o gemiye Monaco Prensi Albert geldi. Onunla seyir yaptık.” diye konuştu.

1985 TÜRKİYEN TEKVANDO ŞAMPİYONUYUM

Kadın kaptan olmanın zorluklarını aştığını da ifade eden Kaptan Aydost, şu sözlere yer verdi:

“Kadın kaptan olmanın zorlukları var ama ben bunların hepsini aştım. İşi bildiğim için artık o kadar zor gelmiyor. Ben her şekilde bunun eğitimini aldım, öğrendim ve yapıyorum. Korkulacak bir yanı yok. Aynı zamanda 1985-1986 Türkiye tekvando şampiyonuyum. 1986 Avrupa tekvando 3’üncüsüyüm. Doğru hareket ettiğim takdirde herhangi bir şekilde sorun çıkmıyor. İşimi seviyorum, denizi seviyorum, denizci arkadaşlarımı seviyorum, deniz müşterisini seviyorum. Emekliyim ama halen çalışıyorum. 2009 yılında emekli oldum. Ama bu güzel mesleği neden bırakayım. Sevdiğim bir iş. Çalıştığım feribot da gayet, düzenli, temiz, modern bir feribot.”

Bir kadın kaptan olarak kendisine olan yaklaşımların nasıl olduğundan da bahseden Öznur Aydost, “İlk önce şaşırıyorlar, hostes zannediyorlar. Sonradan kaptan olduğumu anlayınca merak konusu oluyor. Gayet güzel tepkiler alıyorum. Ben başka kadın feribot kaptanına rastlamadım.” şeklinde konuştu.

OTİSTİK BİR ÇOCUĞU EVLAT EDİNDİ

Otistik tanısı konulan 3 yaş 2 aylık bir erkek çocuğu evlat edinen Kaptan Aydost, onunla beraber yaşadığını dile getirerek şöyle devam etti:

“2007 yılında engelli bir çocuğu 3 yaş 2 aylıkken evlat edindim. Halen birlikte yaşıyoruz. Şu anda o da otistik tanısından çıktı, hafif zihinsel mental tanısı var. Mumcular Sitare Özkan Lisesi Bilgisayar Bölümünde okuyor. İkimiz yaşıyoruz. Tedavi ettirdim. Hemen hemen 2 ev parası masraf ettim. Gayet iyiyiz, iyi anlaşıyoruz. O da gemiyi ve gemideki arkadaşlarımızı seviyor. Burada olmaktan memnun ve mutlu. Hatta bugün bize müşteri bulmuş. Okuldaki öğretmenlere ‘Kos’a neden gitmiyorsunuz, bakın annem feribotta çalışıyor.’ demiş. 20 tane öğretmeni ayarlamış. Bu ayın 15-16’sında bizimle Kos’a gelmek istiyorlar.”

Kendisi gibi kaptan olmak isteyen kadınlara tavsiyeler veren Öznur Aydost, “Eğer bu işi ciddi olarak yapmak istiyorlarsa yola çıksınlar. Kolay bir meslek değil. Alfabesinden başlamak lazım. Bunun için sağlam bir kişilik gerekli. Ben sağlam bir kişiliğe sahip olduğumu düşünüyorum. Sağlam bir kişiliğe sahip olduklarına inanıyorlarsa bu işe başlasınlar.” dedi.

Muhabir: Hamdi Yörür

Pin It

Bir cevap yazın