KENDİNİ SAVUNACAK BİR “ALİ” YOK…

ali özdemir-bodrumYaşanan bir kayıp olayının cinayet olduğunun anlaşılmasının ardından yapılan bazı haberleri yorumlar, yorumları da artan dedikodular takip etti.

Merhum Ali Özdemir’in sosyal paylaşımları, mesajları, video ve fotoğrafları ortalıklara saçıldı. Baş şüphelinin sözde polis ifadesine dayandırılarak sunulan haberlere atılan manşetler olayı “NAMUS DAVASI” na kadar getirdi.

Merhum Özdemir’in kayıp olduğu günlerde, o sosyal paylaşım sitesindeki hesaplar yerinde duruyordu. Paylaşımları, videoları ve fotoğrafları ortadaydı. Neden hiçbir gazeteci bunları dillendirmedi. Camiadaki bazı çalışan ve kurumları tenzih ederek söylüyorum, onlar bunu yazsalardı bile yayınlanmazdı.

Bu vahşeti bir senaryo ile destekleyip olayı sıcak tutmak mıdır gazetecilik yoksa kalan yakınları ve toplum psikolojisini düşünerek dedikoduculuk yapmamak mıdır?

Avukat savunması gibi görünen bu satırlar, Bodrum’da bu haberlere muhatap olan ve inanıyorum ki vicdanen rahatsız olan birçok kişinin iç sesidir.

Cumhuriyet Savcılığının, İlçe Emniyet Müdürü ve Asayiş Büro Amirliği ekiplerinin günlerce sürdürdükleri hummalı çalışmalara şahit olan birisi olarak, çözümlenen bu vaka adli arşiv kayıtlarında yerini alacak. Ancak, yapılan bir takım haberler olayın baş şüphelisinin ifadesine dayandırılarak yapılıyorsa burada kimin hakkı savunuluyor. Şüphelinin “Namus Davası” diyerek mahkemeden hafifletici bir sebep sayılmasını sağlamaya mı? Yoksa gerçek gazetecilik yapmaya mı?

Selçuk Şimşek…

Pin It

Bir Cevap Yazın