ALİ ERTURAN’IN ÖZEL HABER: “FETHİYE’DE RANT İŞ BAŞINDA”

maden ocağıGazeteci Ali Erturan’ın bugün Star Haber.Tv ‘de yayımlanan özel haberi Fethiye bölgesindeki maden ocaklarına ilişkindi.

Erturan’ın yazısı şöyle:

“Sevgili okurlar bu yazımda sizlere ihbar üzerine harekete geçtiğim Fethiye ve Göcek bölgesinde ki maden ocaklarından ve ormandan bahsedeceğim.

Yaptığım araştırma ve soruşturma neticesinde madenlerin çok büyük bir rant kapısı oluşturduğunu öğrendim. Tabi siz şimdi, “bu hep böyleydi, yeni mi öğrendiniz” diyebilirsiniz. Gayet tabi, evet! Madenler rant kapısı tamam ama bu rantı da öyle bir değerlendirirsin ki ülkeye o biçim güzel katkılar sağlarsın! Sizce de bu şekilde kullanmak gerekmez mi? Ama öyle değil işte…

Sevgili okurlar, biliyorsunuz ki Muğla bölgesi, ülkemizin önemli turizm merkezlerinden biridir. Muğla dünyada marka olmuş, turizmiyle adından söz ettiren birçok ilçeye sahip. Muğla bölgesi turizmde olduğu kadar madenleriyle de zengin bir şehrimiz. Özellikle Fethiye ve Göcek bölgesinde ki manganez çıkartan ocaklar ülkemizin yer altı zenginliklerinin ne kadar dolu olduğunun bir göstergesi…

Peki, Manganez Nedir?

Manganez, kimya biliminde yer alan bir element olmakla birlikte, bu elementin diğer bir ismi mangan’dır. Mangan, periyodik cetvelin 7 B gurubunda kendisine yer edinmektedir.

Elementin yapısı ise, kimyasaldır. Manganez, günümüzde sanayi dalında kullanılan oldukça önemli bir element olup, elementin bulunuş tarihi ise günümüze yakın dönemlere rastlamaktadır. Öyle ki, mangan 1774 tarihinde İsviçreli bir bilim adamı olan, Carl Wilhelm Scheele tarafından bulunmuştur. Yine aynı yıl, bilim adamının asistanı tarafından tarihteki ilk manganez üretilmiştir. Elementin kimyasal özelliklerine bakılacak olunursa, kimyasal davranış bakımından elementin demire benzer olduğu görülmektedir. Elementin, 4 adet farklı allatropu bulunmaktadır. Metal halde bulunan manganez, nemli havalarda paslanıp, açık havada ise yükselmektedir. Element, yüksek sıcaklıklarda oksijen ya da hava ile yanmaktadır. Bu özellik bakımından, element demire oldukça benzemektedir. Elementin suyunun, ayrıştırma özelliği bulunmakta olup, bu ayrıştırmanın hızı elementin ısısına göre değişebilmektedir. Öyle ki, ısıtılmış mangan suyu oldukça hızlı bir şekilde ayrıştırırken, soğuk mangan suyu yavaş bir şekilde ayrıştırmaktadır. Yine bu element, seyreltik yapıdaki mineral asitlerde oldukça kolay bir şekilde çözünmektedir. Bu çözünmenin ardından ise, ortaya hidrojen çıkmaktadır…

Yani bu kadar teknik bilgiden sonra demem o ki; Göcek bölgesinde tahmini 50’ye yakın maden ruhsatı var ve her ruhsata bağlı ocak sayısı farklı.Yani bu 10 olabilir, 50 olabilir, 30 olabilir! Bir ruhsat bir ocak demek değil olduğunu öğrendim. Bu ocaklar Göcek ormanlarının içinde ormanların derinliklerinde yer alıyor…

Biliyorsunuz ki orman bakanımız ayrı, madenlerden sorumlu bakanımız yani enerji bakanımız da ayrı. Maden ocaklarının ormanların içinde olması madencileri zor duruma sokan noktaya getirmiş. Maden ocakları bir taraftan enerji bakanlığı ile ilgili çalışma ruhsatı vs. gibi eksiklerini tamamlayıp çalışmaya başlamak için hazırlanırken, diğer taraftan orman devreye giriyor ve madencilerin her adımına bahane bulup tutanak tutarak çalışmayı engelledikleri iddia ediliyor. Dinledikçe mevzu uzuyor ve çarpıcı hale geliyor tabi derin bir araştırma gerekiyor…

Maden ocaklarının rant kapısı olduğunun söylenmesi, içimiz de derin yaraların açılması için yeterli bir cümle. Aslına bakarsanız ülke olarak yer altı zenginliklerimizin kıymeti bilinse hiçbir ülkeye ihtiyacımız olmadan veya dış borçlara gebe kalmadan kendi kendimize yetebiliriz. Anladığım kadarıyla aslanın ceylanı yemesi gibi güçlüler bölgede her şeyin sahibi olmak istiyor…

Öte yandan karın tokluğuna çalışan nice kötü yaşamlar var, bir somun ekmeğin bedelini kilometrelerce yerin dibinde arıyorlar. Nasırlaşmış avuç ayalarıyla vagon iten yorgun bedenler, ellerinde çapayla maden diye ekmeğini kazıyanlar. Her an ölümü enselerinde hissederek çalışıp, kefenlerini adeta boynunda taşır maden işçilerimiz…

Bunlar bizim işçilerimiz, bunlar eşi, çocuğu, anası, babası için, ailesi için bakmakla yükümlü olduğu insanlar için çalışırlar onlarca metre yerin dibinde ölümün soğuk nefesini hissederek…

Bir tarafta ekmeğini topraktan çıkarmaya çalışanlar, emekçi kardeşler ve bir tarafta da her şeyin sahibi olmak isteyerek madenleri rant kapısı haline getirenler!

Diğer bir tarafta ise maden ocaklarında rezervinin ne kadar olduğu, çabuk bitmemesi, ulaşımı, yatırımcısı, kalifiye personel bulmak gibi ocak sahiplerinin kafasındaki başlıca soru işaretleri…

İnsanlar bunca sorun yığınıyla uğraşırken, bölgedeki kaçakçılıkta işin tuzu biberi! Fethiye ve Göcek bölgesinde yani manganez maden ocaklarının olduğu bölgede, madencilerin çıkardığı maden yığınlarının çalındığı da tarafıma gelen iddialar arasında. Manganez çok değerli bir maden sevgili okurlar manganezin ne olduğunu biraz yukarıda yazdım…

Bu değerli maden ocaktan çıkarıldıktan sonra yurt dışına tonu 140 dolardan satılıp, daha sonra yurt dışında işlenip tekrar bizim ülkemize mangan olarak külçelerle 1800 dolara geri aldığımızı öğrendim…

Bölgede apayrı bir konu ise bu kadar değerli bir madenin olduğu ormanları bal ormanı yapacağız diyerek ağaçlara pasra attıkları ve pasranın da ağaçları kuruttuğu iddia edildi!

Eğer ki bu iddia doğru ise pasra ağaçları kurutuyor ve bal ormanı yapmak için güzelim Muğla ormanlarına bu kötülük yapılıyorsa, önümüzdeki yıllarda Muğla ve Göcek bölgesinde orman namına bir şey kalmayacak demektir… Ne acı!

Bölgede siyasetin çok güçlü olduğu söyleniyor, siyasetin güçlü olmadığı da yer yok! Her yerde güçlü tamam amma velâkin siyaset ranta alet ediliyorsa nitekim ediliyormuş işte o zaman, siyasetin gücünü kullanarak birine bin katan, tüyü yetmemiş yetimin hakkını hamuduyla götüreni de bir gazeteci olarak ortaya çıkartıp sütunlarımızda rezil etmek boynumuzun borcudur…

Orman mı? Maden mi? Turizm mi? Evet, belki ayırt etmek zor üçü bir arada yürümeli, yürütülmeli. Her üçünün de ekmeğine ihtiyacımız var. Rant olmadan fitne ve fesat karıştırılmadan rant uğruna ormanları yakmadan her üçü içinde bölgede gerçekten hakkıyla çalışacak olanların yolu açılıp memleketimizin geleceği için çalışmalar yapılmalı…

Fethiye ve Göcek bölgesinden gelen ihbar neticesinde küçük çaplı bir araştırma yaptığımı başta da yazmıştım. İddialar tüyler ürpertici. Konu geniş çaplı bir araştırma ve soruşturma gerektiriyor, ilerleyen günler de bölgede yapacağım çalışmaları tekrar sizinle paylaşacağım…

Rantsız, çıkarsız, bol emekli,değerli günlere…”

HABER:Ali ERTURAN

Pin It

Bir cevap yazın